On yıl önce, dünya büyük bir finansal krizin neden olduğu zorlukları sınırlandırmak için mücadele ediyordu. IMF‘nin 1930’lardan beri en kötü küresel durgunluk olarak değerlendirdiği krizden yalnızca birkaç ülke etkilenmedi.[1]

Bugün güven geri dönüyor.

Dünya reel GSYİH’sının 2018 yılında %3,2 ve 2019 yılında %3,1 oranında artması bekleniyor.[2] Emirates Investment Bank tarafından yapılan bir araştırmaya göre Körfez İşbirliği Konseyinde (GCC) yer alan yüksek gelir segmentindeki kişilerin %65’i küresel ekonomik durumun iyileşmekte ya da istikrarlı olduğunu düşünmektedir.[3] Dünya Bankası 2017’yi “beklenenden çok daha güçlü”[4] olarak tarif ederken, Uluslararası Para Fonu (IMF) “dünya ekonomisi geniş tabanlı bir ivme kazanmaya devam etmektedir”[5] kanısındadır.

Bununla birlikte, küresel ticaret ortamında korumacı bir ABD başkanı ve çoğu kesimde kaygı yaratan kışkırttığı potansiyel tepkinin neden olduğu bazı korkutucu işaretler var. Dünya Ticaret Örgütü (WTO) bu kurumlardan bir tanesi… “Kısıtlayıcı ticaret politikası önlemlerinin artan kullanımı ve işletmelere ve tüketicilere getirdikleri belirsizlik, küresel ticaret ve üretim açısından bedeli ağır olacak misilleme döngüleri üretebilir”[6] görüşünü ileri sürmektedir.

Yine de, enerjilerini doğuya doğru çeşitlendirmek ve odaklamak isteyen ekonomiler için hala başarıya giden stratejik yollar mevcut. GCC’nin çoğu, Uzak Doğu’yla zaten derin ve sürekli olarak artan bağlantılar kurmuştur.. Washington Post, “Körfez ve Asya arasındaki, büyük ölçüde fark edilmeyen bu büyüyen bağlar, jeopolitik modelleri ve ilişkileri yeniden şekillendirme potansiyeline sahip” diyor.[7]

Dünya Ekonomik Forumu, Doğu’nun en büyük gücü olan Çin’in 2030’da dünyanın hâkim ekonomik gücü olarak Amerika’nın yerini almasını bekliyor.[8] “Çin’in kapasitesini geliştirme ve birçok ülke ile ekonomik bağlar kurma politikası onun “hayati bir denizaşırı ortak ve yatırımcı olarak görülmesinin yolunu açtı.”

Suudi Arabistan da çoktan beridir Çin ile güçlü ticaret bağlantıları kurmuştur. Dünyanın en kalabalık ülkesi, Suudi Arabistan ekonomisinin en büyük ithalatçısı ve Suudi Arabistan’ın ihracatı için ikinci en büyük pazardır. Başka bir Uzak Doğu ekonomisi olan Singapur da dördüncüdür.[9] The Economist, 2014 yılında Suudi Arabistan’ın “büyük ölçüde büyük dış proje finansmanı ve liberalleşmeye yönelik ilave adımlar gerektiren mega proje stoku sayesinde (GCC) bölgesinin yatırım dinamiklerini değiştirmek için en büyük potansiyele” sahip olduğunu ve “Suudi Arabistan’daki Çin yatırımlarının hızla arttığını”[10] kaydediyor.

Çin, gerçekten de Asya, Afrika, Avrupa ve Okyanusya’da 70 ülkeyi yeni demiryolu ve nakliye hatları ile birleştirmeyi hedefleyen iddialı Kuşak ve Yol Girişimi ile[11] zaten 21. Yüzyıla uygun yeni ticaret yolları oluşturmak için kararlılığını gösteriyor.

Dolayısıyla, Suudi Arabistan ile Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye (MENAT) bölgesi ve Çin, Japonya, Kore ve başta Singapur ve Malezya olmak üzere ASEAN bloğu gibi Doğu güçlerinin daha geniş ve hızla gelişen ekonomileri arasında gelişmekte olan bir ticaret ilişkisi, Orta Doğu ile Uzak Doğu arasında gelecekteki yatırım akışı için ne anlama geliyor?

Daha müreffeh bir Orta Doğu

Hong Kong Ticaret Geliştirme Konseyi (HKTDC) Başkanı Vincent Lo, Çin’in Kuşak ve Yol Girişiminin ilgili pazarlar için benzeri görülmemiş faydaları olabileceğine inanıyor. Şunları belirtiyor: “Girişim, dünya çapında hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ekonomiler için muazzam gelişim fırsatları sunuyor.”[12]

İngiltere’nin The Guardian gazetesine göre ‘kuşak’ “Çin ile Orta Asya ve Orta Doğu üzerinden Avrupa’yı birbirine bağlayan bir dizi karayolu koridorudur.”[13]

Haziran 2018’de, 51 ülkeden 3 binden fazla hükümet yetkilisi ve iş dünyası lideri, üçüncü yıllık Kuşak ve Yol Zirvesi için Hong Kong Kongre ve Sergi Merkezi’nde toplandı. Kuşak ve Yol planları “büyük bir altyapı geliştirme projesi aracılığıyla ekonomik iş birliğini ve bağlantılı olmayı teşvik etmeyi”[14] amaçlıyor. Çin’in hem yakın hem de uzak ülkelerle olan ekonomik bağlarını güçlendirme niyetinin ciddi bir işareti olarak görülüyorlar.

Bu, MENAT bölgesinde ve özellikle ekonomik olarak güçlü GCC bloğunda yer alan ülkeler için iyi bir haber gibi görünüyor. Çin’in, Ocak 2016’da yayınlanan ilk Arap politika raporuna göre Orta Doğu ve Pekin arasındaki ticaret 2014 yılına kadar geçen on yılda %600 oranında artarak[15] aynı yıl 230 milyar dolara ulaşmıştır.[16] Ayrıca orta ve uzun vadede Orta Doğu’ya daha fazla fayda sağlayabilecek bazı önemli alanları da özetlemiştir.

“Arap ülkelerinden daha fazla petrol dışı ürünün Çin pazarına girişini destekliyoruz. Ticaret yapısını iyileştirmeye devam edeceğiz ve iki yönlü ticaretin sürekli ve istikrarlı olarak gelişimini teşvik edeceğiz. Çin ve Arap ticaret otoriteleri arasında Çin-GCC FTA müzakerelerinin tamamlanması ve erken bir tarihte serbest ticaret anlaşması imzalanması konusunda karşılıklı görüş alışverişinde ve istişarelerde bulunacağız.”[17]

MENA bölgesindeki büyüme fırsatları ve Çin’in “Going Global” ekonomi politikasının yanı sıra Çin ve Orta Doğu arasındaki artan ticaret bağlantıları, BMI Research’ün MENA ülkelerinin altyapı pazarlarına yönelik Çin yatırımlarının önümüzdeki yıllarda hızlanarak devam edeceğini belirtmesine gerekçe oluşturan üç nedenden birisidir.[18]

Orta Doğu Enstitüsü de bu değişiklikleri kabul etmektedir. Çin’in halihazırda bölgeyle en büyük ticaret ortağı olduğunu ve Arap ülkeleriyle ticari ilişkilerini geliştirmenin “Çin için en önemli önceliklerden birisi” olduğunu ve hedefinin bölgeyle olan ticaretini 2020 yılına kadar ikiye katlayarak 600 milyar ABD Doları’na çıkarmak olduğunu”[19] doğrulamaktadır.

Orta Doğu ve Çin arasındaki ilişki, karşılıklı saygı, kolaylık ve ekonomik gerçeklerden kaynaklanan bir ilişkidir. Çin’in Orta Doğu’dan petrol ithalatının 2015’te günde üç milyon varilden 2035’te 6 milyon varile çıkacağını bildiren The Economist’e göre “Çin batıya baktıkça, Arap ülkeleri doğuya dönüyor.”[20]

Çin’in Ötesinde

Bununla birlikte, GCC’nin Uzak Doğu ile olan ticaret bağlantıları, Çin’in ötesine uzanıyor.

Japonya, petrolün %76’sını Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt’ten ithal ederken, Japonya ile BAE arasındaki ikili ticaret 2014 yılında 51 milyar ABD Doları değerindeydi.[21]

Suudi Arabistan’ın uygulama ile ilgili mevzuat değişikliklerine ve derin bir anlayışa dayalı stratejik planlarına ek olarak mesajını yaymak için gösterdiği kararlılık bu ülkenin 2017 ilkbaharında bazı yüksek profilli uluslararası ticaret ve diplomasi girişimlerine katılmasına yol açmıştır.

Endonezya da 2017 yılında Orta Doğu ile olan ticaret bağlantılarını artırmayı planladığını açıkladı. Amacı, başlatılan bir dizi hükümet programı ve açıklanan üç aylık hedefler doğrultusunda GCC’ye petrol ve doğal gaz harici ihracatını %5,6 (3,49 milyar ABD Doları) artırmak.[22]

Benzer şekilde, GCC-Singapur Serbest Ticaret Anlaşması (GSFTA) neredeyse beş yıl önce, Eylül 2013’te yürürlüğe girmiştir.[23] Ayrıca GCC ve Güney Kore arasında da önemli bağlantılar vardır. Orta Doğu Enstitüsü’nün bir raporuna göre, Kore’den GCC’ye yapılan ihracat 2013’te 17,8 milyar ABD Dolarına ulaşırken GCC’nin Kore’den ithal ettiği en popüler ürünler otomobil, çelik, makine ve elektronik ürünlerdir.[24]

Orta ve Uzak Doğu arasında giderek büyüyen bağlantıların bir göstergesi, Fransız düşünce kuruluşu Institutes Francais des Relations Internationales (IFRI) tarafından hazırlanan ve Körfez devletlerinin Japonya, Güney Kore, Çin ve Hindistan’a yaptığı ihracatın Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği’ne yapılan ihracata kıyasla üç kattan daha fazla olduğunu tespit eden bir raporda özetlenmiştir ve bu rakam bu on yılın geri kalanında büyümeye devam etmektedir.[25]

Doğudan-Doğuya ticaretin büyümesi, aşağıda gösterildiği gibi çok açıktır:[26]  

Suudi Arabistan: ticaret bağlantılarına öncülük etme

Suudi Arabistan için Çin ve diğer Uzak Doğu ekonomileriyle olan bağların artırılması ekonomik bir zorunluluktur. Veliaht Prens Muhammed bin Salman, ekonomik çeşitlendirmeyi merkeze alan Vizyon 2030 kapsamındaki iddialı ve geniş ölçekli reformları ile ilerlemeye devam ederken, doğuya doğru genişleme ile sağlanan olanaklara karşı iyimserlik ve inanç artıyor.

“Suudi Arabistan üç kıta arasındaki uluslararası önemli ticaret yollarının kesişme noktasındadır: Asya, Avrupa ve Afrika. Bu nedenle, istisnai ve stratejik coğrafi konumumuzdan elde ettiğimiz faydaları en üst düzeye çıkaracağız, ekonomimizi büyütmek için yeni stratejik ortaklıklar kuracağız ve Suudi şirketlerinin ürünlerinin ihracatlarını artırmasına yardımcı olacağız.”[27]

Vizyon 2030, Suudi Arabistan için iddialı bir hedef belirlemektedir: “Arap ve İslam dünyalarının kalbi, yatırım merkezi ve üç kıtayı birleştiren merkez” olmak. Suudi Arabistan, 2017 yılında 8 milyar dolar olan doğrudan yabancı yatırımlarını, 2020 yılına kadar 18,6 milyar ABD Dolarına çıkarmak istiyor.[28] 2030 yılına kadar doğrudan yabancı yatırımların, GSYH’nin %3,8’inden %5,7 düzeyine çıkarılmasını hedefliyor.[29]

“Suudi Arabistan’ı iş dünyasına açmak, üretkenliği artıracak ve dünyadaki en büyük ekonomilerden biri olma yolculuğumuzu kolaylaştıracaktır… Hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için cazip bir ortam yaratacağız ve ulusal ekonomimimizin dayanıklılığına ve potansiyeline yönelik güvenlerini kazanacağız.”[30]

Suudi Arabistan’da, hükümetin Vision 2030 iddialarına bağlılığının fiziksel kanıtları mevcuttur. Suudi Arabistan, hava taşımacılığı için kapasiteyi artıran Al-Qunfudah’daki yeni havalimanından, Cidde’nin Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’nda (KAIA) yürütülen 7,2 milyar dolarlık genişleme çalışmalarına ve Kral Abdullah Limanı’ndaki yıllık iş hacminde %21’lik bir artışa kadar[31] yürüttüğü çalışmalarla küresel bir lojistik merkezi olmak için kararlı bir hamle yapıyor.

“Bu yatırımlardan tam anlamıyla yararlanmak için özel sektörle birlikte çalışmayı ve altyapımızı hem içeriden hem de sınırların ötesinde tamamlamak, geliştirmek ve birleştirmek için bir dizi yeni uluslararası ortaklığa girmeyi planlıyoruz. … Hava, deniz ve diğer ulaşım işletmeleri kapasitelerinden en iyi şekilde yararlanmak için teşvik edilecekler: mevcut ticaret merkezleriyle kalıcı bağlantılar elde etmenin yanı sıra yeni ticaret yolları açmaları sağlanacak. Bu, üç kıtaya açılan özel lojistik geçit olarak konumumuzu güçlendirecek.”[32]

Doğrudan yabancı yatırımları için bir odak noktası

Suudi Arabistan, bunun yanı sıra giderek artan oranda yabancı doğrudan yatırımları için başlıca merkezlerden birisi oluyor. Suudi Arabistan, GCC’nin önde gelen bir üyesi olarak örgütün diğer beş üyesinin her birine gümrüksüz erişim sağlama avantajını sunmaktadır.

Suudi Arabistan’da iş yapan şirketler de gelir vergisi, satış vergisi ve emlak vergisine hiç tabi olmamaları da dâhil olmak üzere çeşitli mali avantajlardan yararlanmaktadır. Denizaşırı yatırımcılar, yalnızca toplam kâr üzerinden %20 oranında kurumlar vergisi ve %5 oranında stopaj vergisine tabidir ve herhangi bir zarar durumunda, “gelecekteki vergileri dengelemek için süresiz olarak ertelenmektedir”[33][34].

2017 yılında, Ekselansları Eng. İbrahim Al-Omar, Suudi Arabistan Genel Yatırım Kurumu (SAGIA) Başkanı olarak atanmıştır. Önceliklerinden birisi de Suudi Arabistan’ın uluslararası sahnede çekiciliğini artırmaya devam etmektir. Kendisi şunları belirtmiştir:[35]

 

“SAGIA ne zaman Suudi Arabistan’ı tanımayan yatırımcılarla karşılaşsa, Vizyon 2030 kapsamında devam eden dönüşümsel değişiklikler hakkında konuştuğumuzda, genel olarak gördüklerinden ve duyduklarından ötürü şaşırmış ve etkilenmiş olarak ayrılıyorlar.

 Tepkilerine dayanarak anladığımıza göre, belki de Suudi Arabistan’a bir algıyla gelip buradan başka bir algıyla ayrılıyorlar.

 “Yaklaşık 32 milyonluk nüfusunun yarısından fazlası 25 yaş altında olan bir ülkeyiz ve bu nüfus yılda yaklaşık %2,5 oranında büyüyor. Tüketicilerin yönlendirdiği bu güçlü pazar bölgesel benzerlerimizle karşılaştırıldığında görece yüksek miktarda satın alma gücüyle kontrol ediliyor.”

“Suudi Arabistan aynı zamanda Riyad’dan sadece beş saatlik uçuş mesafesinde, dünyanın en hızlı büyüyen piyasalarının bazılarında, yatırımcıların yaklaşık 1,5 milyar tüketiciden oluşan daha da büyük bir pazara ulaşmasını sağlayan bir üs teşkil ediyor.”

 Suudi Arabistan, Çin ile halihazırda öncelikle dış politikaya dayalı olan ancak giderek derinleşen ekonomik bağlarla güçlenen güçlü ve kapsamlı bir ilişkiden yararlanmaktadır.[36] Örneğin, 2017 yılında, Suudi Arabistan Kralı Salman, Çin’e yapılan ve 65 milyar dolar değerinde ekonomik ve ticari anlaşma imzalanan bir ticaret heyetine başkanlık etmiştir.[37]

The Economist tarafından yapılan analiz, Suudi Arabistan ve Çin arasındaki ikili ticaret akışlarının Suudi Arabistan ile hem ekonomik hem de politik anlamda geleneksel olarak en güçlü Batılı müttefiki olan Birleşik Devletler arasındaki ticarete kıyasla daha değerli olduğunu ortaya koymaktadır.[38] Gerçekten de Bahreyn, Mısır, İran ve Suudi Arabistan devletlerinin tümü Çin’den diğer ülkelere göre daha fazla ithalat yapmakta ve Suudi Arabistan, İran ve Umman’la birlikte diğer ülkelere kıyasla Çin’e daha fazla mal ihraç etmektedir.[39]

Diğer büyük Doğu güçleriyle de somut bağlantılar mevcuttur. Suudi Japonya Vizyonu 2030, iki ülke arasındaki ikili ekonomik işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan resmi bir anlaşmadır. Suudi Arabistan Kralı Salman, 2017 baharında anlaşmayı imzalamak için Tokyo’da Japon Başbakanı Shinzo Abe’yi ziyaret etmiştir.

Suudi-Japonya ilişkileri, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 ve Japonya’nın 2013 yılında açıklanan ve üç yıl sonra kendi hedeflerine ulaşmak için üç gerekliliğin belirlendiği (bunlardan ilki “‘gelecek vaat eden pazarlara’ stratejik genişleme”[40] olarak öngörülmüştür) Büyüme Stratejisi’nin bir kombinasyonuna dayalıdır.

Doğulu iş ortaklarıyla da yatırımlar yapılmaktadır. 2017 yılının başında, Suudi Aramco, Malezya firması Petronas’ın büyük bir rafineri ve petrokimya projesinden pay almak için 7 milyar ABD Doları taahhüt etmiştir. PRefChem olarak bilinen girişim muhtemelen Güneydoğu Asya’daki diğer yatırımlar için bir platform olarak kullanılacaktır.[41]

Mevzuat reformlarının ve diplomatik çabaların bir araya gelmesinin başka yerlerde de meyve verdiği görülmektedir. Şubat 2017’de PepsiCo Cidde’de önemli bir üretim tesisi kurma planlarını açıklayarak Suudi Arabistan’nın geleceğine güven duyduğunu ortaya koymuştur. Önümüzdeki yıllarda daha da genişlemeden önce tüm Körfez bölgesine tedarikte bulunacaktır. PepsiCo Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika CEO’su Sanjeev Chadha şunları söylemiştir: “Bu fabrika küresel olarak PepsiCo sisteminde en büyüklerden birisi olacaktır.”[42]

Küresel elektronik devi Sony de Orta Doğu ve Afrika’daki varlığını büyütmeyi hedeflemektedir. Piyasaya yeni ürünler vermeyi ve yenilenmiş bir iş stratejisini bir araya getirerek 2017 yılında işlerini yüzde 20 arttırmayı amaçlamaktadır.[43]

Doğudan-Doğuya ticarette tarihsel liderler

Abdul Latif Jameel’in Japon otomotiv üreticisi Toyota ile Suudi Arabistan’daki resmi dağıtımcısı olmak için bir anlaşma imzaladığı 1955 yılından beri Abdul Latif Jameel Doğudan-Doğuya ticaret bağlantılarının ön saflarında yer almıştır.

Kurucu Abdul Latif Jameel’in vizyonu, nesiller boyunca Abdul Latif Jameel çalışanlarına aktarılmıştır. Abdul Latif Jameel, faaliyet gösterdiği toplumlara değer katmak ve kalkınmayı teşvik etmek suretiyle bir iş ortakları ağıyla uzun soluklu uluslararası bağlantılar kurmuştur.

İşletmenin doğu pazarlarındaki kökleri mütevazıydı ve bundan 60 yıldan uzun bir süre önce sadece dört Toyota BJ arazi aracı sipariş verilmişti. Bugün, Abdul Latif Jameel’in dünyanın önde gelen binek araç markalarının önde gelen bir distribütörü ve perakendecisi olarak konumu, Suudi Arabistan’ın ekonomik gelişimine önemli bir katkı sağlamasına yardımcı olmuştur.

Geçtiğimiz 17 yıl içinde, insan ve gıda taşımacılığı için klima ve soğutma ekipmanları sağlayan başka bir Japon firması DENSO ile bir iş ortaklığına girdik. İş ortaklığı, Toyota Hilux pikap için klima üretimi ve montajının yanı sıra, aynı zamanda Kuzey Afrika’da DENSO parçalarının dağıtımını üstleniyor ve Türkiye’de araç klima ekipmanları üretiyor.

Doğuda başka yerlerde, Singapur merkezleri, otomotiv satış sonrası üç parça markamızdan birisi olan DJ Parts şirketinin araştırma ve geliştirmeyi çalışmalarını yürütmesini sağlıyor. P2 ve FBK adlı iki parça markası, kuruluşun kendi dağıtım noktalarına sahip olduğu Malezya ve Çin’deki fabrikalarda faaliyet gösteriyor.

Doğudan-Doğuya ilişkilerine öncülük eden Abdul Latif Jameel, Çin’in muazzam ekonomisi ile de önemli ilişkilere sahiptir.

2018’de, Çin’deki Abdul Latif Jameel Motors, Toyota’nın Çinli ortaklarıyla birlikte FAW (FTMS) ve GAC (GTMC) Toyota ve Lexus araçlarının perakende satış faaliyetlerinin 20. yıldönümünü kutladı. Abdul Latif Jameel Yönetim Kurulu Başkanı ve İcra Kurulu Başkanı Mohammed Abdul Latif Jameel şöyle diyor: “Ülkeye değer, endüstri deneyimi katma ve derin kökler salma taahhüdümüze bağlılığımız, tercih edilen bir otomotiv ortağı olmamızı sağladı.”

Küresel yatırım ortakları için stratejik rehberlik ve destek

Suudi Arabistan’ın büyümesi ve dış ticaret bağlantılarının geliştirilmesi, her zaman için Abdul Latif Jameel’in ana odak noktalarından birisi olmuştur. Bu vizyon, 2016 yılında Abdul Latif Jameel Investments şirketinin kurulmasıyla birlikte başka bir evreye girmiştir.

Abdul Latif Jameel, Suudi Arabistan’a doğrudan yabancı yatırımları kolaylaştırmak için tasarlanan bu girişime önemli kaynaklar taahhüt ederek Vizyon 2030’da özetlenen ekonomik çeşitlendirmenin hızlandırılması ve sağlanmasına yardımcı olma konusundaki kararlılığını göstermektedir. Ayrıca bölgedeki en güvenilir yatırım ortaklarından biri olarak konumumuzu da teyit etmektedir.

Abdul Latif Jameel Investments, Dünya Ekonomik Forumu tarafından ‘genç bir dünya lideri’ olarak takdir edilen, Volkswagen Group Suudi Arabistan’ın eski icra kurulu başkanı ve bundan önce SAGIA icra kurulu üyesi olan Kıdemli Genel Müdür Ömer Al-Madhi‘nin önderliğinde, Suudi Arabistan ve geniş MENAT bölgelerindeki gerçek gelişim ve büyüme fırsatlarına ulaşmak isteyen çok çeşitli yatırım ortaklarına bilgi ve rehberlik sağlamaktadır.

Abdul Latif Jameel Investments, hükümetler, finans kurumları ve marka ortakları ile bağlantılar da dahil olmak üzere MENAT pazarları hakkındaki derin bilgi birikimini, kullanıma hazır varlıklarla birleştirmektedir.

Şirket, Abdul Latif Jameel’in yeni pazarları keşfetme ve uluslararası erişimini potansiyeli yüksek bölgelere genişletme deneyimi üzerine inşa edilmiştir ve yatırımcılara, stratejik ortaklıklar kurma ve Suudi Arabistan ve MENAT bölgesinin önemli ve gelişmekte olan tüketici pazarlarına erişim sağlama fırsatı sunmaktadır.

Sayın Al-Madhi şunları belirtmiştir: “Abdul Latif Jameel Investments, Suudi Arabistan’ın yaşam altyapısına yabancı doğrudan yatırımları getirmeyi taahhüt etmektedir. Abdul Latif Jameel Investments, Suudi Arabistan ve geniş MENAT bölgesine ekonomik, toplumsal ve kalkınma bakımından katkıda bulunan kilit sektörleri dikkatle seçmek ve desteklemek suretiyle, önümüzdeki 50 yıl boyunca ilerlemeyi sürdürmeye yardımcı olacaktır.”

 “Fırsatların sürdürülebilir ölçeklenebilirliğe sahip olduğu hızla gelişmekte olan sektörlere odaklanmamız, bizi dünyanın bu bölgesinde iş yapmak isteyen her önemli kuruluş için tercih edilen ortak haline getiriyor. Diğer pazarlarda, özellikle de Doğu’da geliştirilen operasyonel, stratejik ve finansal uzmanlığımızı bir araya getirerek, Japon, Çin ve ASEAN örgütlerinin hedeflerini desteklemek için ideal bir konumdayız.”

Suudi Arabistan’da Çin, Japonya ve ASEAN ülkelerinden gelen proaktif kuruluşlara yönelik fırsatlar hakkında daha fazla bilgi edinmek için Abdul Latif Jameel web sitesinin yatırımlar bölümünü ziyaret edin.

[1] Press Release: Statement by the IMF Mission to the Russian Federation, International Monetary Fund, 1 June 2009

[2] Strong trade growth in 2018 rests on policy choices, World Trade Organization, 12 April 2018

[3] 2018 GCC Wealth Insight Report, Emirates Investment Bank, accessed May 2018

[4] Global Economy to Edge Up to 3.1 Percent in 2018 but Future Potential Growth a Concern, The World Bank, 9 January 2018

[5] Global Economy: Good News for Now but Trade Tensions a Threat, International Monetary Fund, 17 April 2018

[6] Strong trade growth in 2018 rests on policy choices, World Trade Organization, 12 April 2018

[7] The Gulf states are turning to Asia in a big way. Here’s why it matters. The Washington Post, 21 April 2017

[8] Why China could lead the next phase of globalization, World Economic Forum, 22 November 2016

[9] Saudi Arabia: Trade Statistics, Global Edge, accessed May 2018

[10] GCC Trade and Investment Flow, The Economist Intelligence Unit, 2014

[11] Inside ‘Belt and Road,’ China’s mega-project that is linking 70 countries across Asia, Europe and Africa, Business Insider, 31 January 2018

[12] Belt and Road: From Vision to Action, The 2nd Belt and Road Summit, 11 September 2017

[13] The $900bn question: What is the Belt and Road initiative? The Guardian, 12 May 2017

[14] The Middle East is the Hub for China’s Modern Silk Road, Middle East Institute, 15 August 2017

[15] Is China pivoting towards the Middle East? World Economic Forum, 4 April 2017

[16] The great well of China, The Economist, 18 June 2015

[17] Full text of China’s Arab Policy Paper, Xinhuanet, 13 January 2016

[18] China Set To Expand MENA Market Share, BMI Research, 11 January 2017

[19] The Middle East is the Hub for China’s Modern Silk Road, Middle East Institute, 15 August 2017

[20] The great well of China, The Economist, 18 June 2015

[21] Japan-GCC: A renewable partnership, Gulf News, 29 February 2016

[22] Indonesia Targets 5.6% Export Increase to GCC, Ministry of Foreign Affairs Republic of Indonesia, 1 June 2017

[23] Gulf Cooperation Council-Singapore Free Trade Agreement comes into force on Sept 1, The Straits Times, 1 September 2013

[24] Korea and the GCC: Reaching a Sustainable Economic Partnership, Middle East Institute, 6 June 2014

[25] The GCC States of the Persian Gulf and Asia Energy Relations, IFRI, September 2012.

[26] Global Marine Trends 2030, Lloyd’s Register Marine & University of Strathclyde

[27] Vision 2030, Kingdom of Saudi Arabia.

[28] Saudi Arabia: An Attractive and Fast-Growing Destination for Foreign Direct Investment, Opening Doors, Summer 2017

[29] Vision 2030, Kingdom of Saudi Arabia.

[30] Vision 2030, Kingdom of Saudi Arabia.

[31] Saudi Arabia: At the heart of global trade routes, Opening Doors, Spring 2018

[32] Vision 2030, Kingdom of Saudi Arabia.

[33] Saudi Arabia: An Attractive and Fast-Growing Destination for Foreign Direct Investment, Opening Doors, Summer 2017

[34] Positive Laws and Regulations, Saudi Arabian General Investment Authority, accessed May 2017.

[35] A vision to become an investment powerhouse, Opening Doors, Winter 2017/18

[36] The Middle East is the Hub for China’s Modern Silk Road, Middle East Institute, 15 August 2017

[37] The Middle East is the Hub for China’s Modern Silk Road, Middle East Institute, 15 August 2017

[38] Is China pivoting towards the Middle East? World Economic Forum, 4 April 2017

[39] The great well of China, The Economist, 18 June 2015

[40] Saudi Japan Vision 2030, accessed May 2018

[41] Saudi Aramco to buy $7 billion stake in Petronas’ RAPID refinery project, Reuters, 28 February 2017

[42] Pepsi building ‘one of its largest plants’ in Saudi Arabia – reports, FoodBev Media, 22 February 2017

[43] Sony aims to grow business by 20pc in region, TradeArabia, 6 April 2017